5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

Güncel Madde Metni

(1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/18 md.) Ağır ceza m ahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.

(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi topla m üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dör düncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.18

(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir.

(4) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Soruşturma evresinde tutuklu luk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümü nde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve t oplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.

(5) (Ek:17/10/2019-7188/18 md.) Bu maddede öngörülen tutu kluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır.

Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi

Kaynak:
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu

Madde Hakkında

Bu sayfada 5271 sayılı
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
102. maddesinin metni yer almaktadır.
Maddenin uygulanmasında yürürlükteki mevzuat,
bağlantılı hükümler ve somut olayın özellikleri
birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuki Bilgilendirme

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Mevzuat zaman içerisinde değişebilir. Her somut olayın
hukuki değerlendirmesi kendi koşulları içerisinde
yapılmalıdır. Bu içerik hukuki danışmanlık veya
belirli bir dava sonucuna ilişkin taahhüt niteliğinde
değildir.