Güncel Madde Metni
(Değişik: 18/2/1965-538/115 md.) (Değişik birinci fıkra : 17/7/2003 -4949/66 md.) Malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme ka stıyla y aptığı tüm işleml er, borçlunun içinde bulunduğu malî durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğe r tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hâllerde iptal edilebilir. Şu kadar ki, işlemin gerçekleştiği tarihten iti baren beş yıl içinde borç lu aleyhine haciz veya iflâs yoluyla takipte bulunulmuş olmalıdır. (Mülga ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) (Değişik: 9/11/1988 -3494/55 md.) Üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füruu ile üçüncü dereceye kadar (b u derece dahil) kan ve sı hri hısımları, evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunur. Bunun hilafını üçüncü şahıs, ancak 279 uncu maddenin son fıkrasına göre isbat edebilir. Ticari işletmenin veya iş yerindeki mevcut ticari e mtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını i ktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden e n az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildiril diğini veya ticari işletmen in bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili G azetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtal arla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir.
İptal davalarında yargılama usulü:
Kaynak:
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu
Madde Hakkında
Bu sayfada 2004 sayılı
İcra ve İflas Kanunu’nun
280. maddesinin metni yer almaktadır.
Maddenin uygulanmasında yürürlükteki mevzuat,
bağlantılı hükümler ve somut olayın özellikleri
birlikte değerlendirilmelidir.
Hukuki Bilgilendirme
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Mevzuat zaman içerisinde değişebilir. Her somut olayın
hukuki değerlendirmesi kendi koşulları içerisinde
yapılmalıdır. Bu içerik hukuki danışmanlık veya
belirli bir dava sonucuna ilişkin taahhüt niteliğinde
değildir.

